Alerjik Hastalıklarda Korunma

Alerjik Hastalıklarda Korunma

Astım, alerjik nezle, egzema, besin alerjisi, ilaç alerjisi, ürtiker (kurdeşen gibi) gibi alerjik hastalıklara çocuklarda sık rastlanmaktadır. Alerjik hastalıkların ortaya çıkmasında rol oynayan bazı risk faktörleri vardır. Bu faktörler, kişisel ve çevresel olabilirler. Kişisel risk faktörleri; kalıtım (genetik yapı, irsiyet), cinsiyet ve şişmanlık gibi bireyin kendisine ve ailesine ait faktörlerdir. Çevresel risk faktörleri ise çevremizde bulunan ve sık karşılaştığımız bazı etkenlerdir. Bunlar genetik olarak yatkın olan kişilerde astımın ortaya çıkmasında ve ağırlığında önemli rol oynarlar. Bunlar arasında ev tozları, polenler, küf mantarları gibi hava yoluyla gelen alerjenler yanı sıra, kimyasal maddeler, çevre kirliliği (sigara dumanı, hava kirliliği) ve katkı maddeleri içeren besinleri tüketimi sayılabilir.

Alerjik hastalıklara neden olan alerjenlerden korunma tedavinin en önemli basamaklarından  birisidir. Deri testleri ya da diğer tanısal işlemler ile hastalığa neden olan alerjenler tanımlandığında bunlardan korunmak gereklidir. Hem korunma önlemleri hem de hastalıkların tedavisi konusunda alınacak eğitimlerin olumlu etkisini görebilirsiniz. Alerjenlerden başka sigara dumanı, hava kirliliği ve solunum yolu enfeksiyonları vs. en önemli tetikleyicilerden de korunmamız gerekmektedir. Çevresel yaşam koşullarımızın iyi olması hastalığımızın kontrolünü de olumlu yönde etkilemektedir.

Allerjik hastalıklara yol açan çeşitli etkenlere karşı alınması gereken tedbirler aşağıda belirtilmiştir. Allerjik hastaların tedavisinde ilaç tedavisi ve tedaviye uyumun yanı sırada belirtilmiş olan tedbirlere uyulması gerekmektedir.

 

EV TOZU AKARLARINDAN KORUNMA

Akarlar ev tozunda yaşayan, gözle görülemeyen küçük böcekçiklerdir. Ev içinde bulunan en önemli alerjendir. En çok nemli ortamda ve 25-30 derece sıcaklıkta hızla çoğalırlar. İnsanlarda alerjiye neden olan bu akarlar insanların deri döküntüleri ile beslenirler. Dermatophagoides Pteronyssinus (DP), Dermatophagoides farinea (DF) ve tahıl artıkları ile beslenen depo akarlarıdır. Akarlar, sıklıkla zeminde çökmüş halde durur ve yürümekle, hareketle kolayca havaya karışırlar. Halı, çarşaf, yatak, yorgan, yastık, tüylü ve yünlü eşyalar, tüylü oyuncaklar, kumaş döşemeli eşyalarda bulunurlar. Esas olarak akarların dışkı ve atıkları alerjen niteliği taşır.  Bu yapışkan dışkı parçacıkları çeşitli eşyalara yapışır ve sürekli havaya yayılır.  ,

Ne yapabilirim?

  • Çevresel korunma tedbirlerine hastanın kullandığı yatak odasından başlanmalıdır. Yatak odası ve ev sık sık havalandırılmalıdır. Kuru havada, özellikle nem oranı %50’nin altına indiğinde ev tozu akarlarının hiçbiri yaşayamaz. Yatak, yastık, yorgan yün veya kuş tüyü olmamalıdır. Halılar kaldırılmalıdır. Kaldırılamıyorsa kısa tüylü, sentetik halı veya kilim kullanılmalıdır. Yün halılar ve duvardan duvara halı bulunmamalıdır.
  • Nevresim ve çarşaflar, yastık kılıfları yıkanabilir olmalı ve 60 derece sıcak suda yıkanmalıdır ve haftada bir-iki kez değiştirilmelidir. Battaniye ve yorganlar ayda bir yıkanmalıdır. Yün battaniye kullanılmamalıdır. Yün olmayan battaniyeler nevresim ile kullanılabilir.
  • Haftada en az bir kez yüksek vakumlu veya HEPA filtreli elektrik süpürgesi ile sık sık temizlik yapılmalı, temizlik sırasında çocuk odadan çıkarılmalıdır. Odada mümkün olduğunca az eşya bulundurun. Kitap, biblo, oyuncak gibi eşyaları kapalı dolaplarda muhafaza edin.

Elektrik süpürgesi ile ev tozu akarı alerjenleri uzaklaştırılabilir. Ama yaşayan akarlar ortadan kaldırılamaz. HEPA filtrasyon yöntemi ile ev tozu akarlarının dışkıları süpürgenin torbasında kalır.

  • Perdeler toz tutmayan yıkanabilir kumaştan olmalıdır. Kalın ağır veya kadife perde, hayvan postu kullanılmamalıdır.
  • Üstü kumaşla döşeli bütün eşyalar yatak odasında çıkartılmalıdır. Kürkler, yün kazak ve süveterler gibi eşyalar çocuğun odası dışında kapalı dolapta bulunmalıdır.
  • Yer döşemeleri ıslak bezle silinmeli ancak halılar ıslak bezle silinmemelidir.
  • Tüylü veya içi doldurulmuş oyuncaklar kaldırılmalıdır. Tüylü oyuncak var ise haftada bir çamaşır makinesinde 60 derecede yıkanmalı ve buzdolabının derin dondurucu bölümünde bir gece bırakılmalıdır.
  • Buhar makinaları kesinlikle kullanılmamalıdır.

 

 

 

 

POLENLERDEN KORUNMA

Polenler (çiçek tozları) çiçekli bitkilerin çoğalmasına aracılık eden protein yapısında maddelerdir. Ağaçlar, çimenler, yabani otlar gibi bitkilerden kaynaklanır. Çoğu ağaç polenleri kış sonu ve ilkbahar başında atmosferde yoğun iken, çayır (çimen) ve tahıl polenleri ilkbaharda ve yaz mevsimi başında, yabani ot polenleri yaz mevsimi sonu ve sonbaharda daha yoğunken ağaç polenleri kış sonunda yoğun olarak bulunurlar. Polen mevsimleri ve yoğunlukları bölgenin bitki örtüsü, o sene aldığı yağışlar ve sıcaklık gibi hava şartlarına göre şehirden şehre farklılık gösterebilmektedir. Polenlerden tam olarak sakınmak olası değildir, ancak maruziyet azaltılabilir.

Ne Yapabilirim?

Bu önlemler sadece polenlerin yoğun olduğu mevsimler için geçerlidir.

“Polenler gün içinde özellikle sabah erken saatlerde ve öğle saatlerinde yoğun olarak bulunurlar. Yağmur yağdıktan sonraki ilk birkaç saat ve akşam saatlerinde polen yoğunluğu büyük oranda azalmaktadır.”

  • Kişi, alerjik olduğu polenin yayılma döneminde mümkün olduğunca dış ortam aktivitelerinden kaçınmalı, kapalı ortamda spor yapmayı tercih etmelidir.
  • Polen döneminde giysiler açık havada kurutulmamalı.
  • Polen yayılımının yoğun olduğu dönemlerde kapı ve pencereler kapalı tutulmalı, polenlerin içeriye girmemesi için ev akşam üstü havalandırılmalıdır.
  • Polen filtreli klimalar, arabalar için kullanışlıdır. Seyahat sırasında polen maruziyetini engellemek için araba camları kapalı tutulmalıdır.
  • Polen yayılımının yoğun olduğu dönemlerde dış ortamda gözlük takılabilir, ayrıca uzun kol ve bacaklı kıyafetler giyilmeli, eve girince bu kıyafetler değiştirilmeli, bol su ile duş alınmalı veya saç ve yüz bol su ile yıkanmalıdır.
  • Dış ortamdan eve gelince duş yapılıp,yatak odasına girmeden önce elbiseler değiştirilmelidir.

 

 

 

RUTUBET/KÜF (MANTAR SPORLARI)’NDAN KORUNMA

Ev içi ve ev dışı mantar sporlarına karşı alerji görülebilmektedir. Küf mantarları havada sporları uçuşabilen küçük mantarlardır. Nemli ortamları severler, alerjiye neden olan en yaygın küf mantarları: İdeal  olarak  20°C  sıcaklık  ve  %60  nem ortamında yaşarlar. Büyümek için besin, hava, uygun sıcaklık ve neme ihtiyaç duyarlar.

Küf mantarları gözle görülmeyen ve alerjik etkisi olan sporlar üretirler. Hem dış ortamda (çürüyen bitkiler üzerinde veya havada), hem de ev içinde (evin güneş görmeyen nemli yerlerinde, karanlık az havalanan yerlerde, çiçek saksılarında) bulunabilirler. Havanın sıcak ve nemli olduğu, yaz sonu ve erken sonbaharda zamanlarında spor sayısı en fazladır.

Ne Yapabilirim?

  • Evin rutubeti azaltılmalı, ev güneş görmeli ve aydınlık olmalı, su sızıntısı olan  yerler  tamir  edilmelidir.
  • Kışın mümkünse evin tüm odaları ısıtılmalı ve evin içinde çamaşır kurutulmamalıdır.
  • Eski halı, yatak, mobilya ve küf kokan malzeme atılmalı, sulandırılmış çamaşır suyu ile küflü bölgeler temizlenmeli
  • Fazla miktarda saksı bitkisi bulundurulmamalıdır.
  • Akvaryum ve kuş kafesi çevresinde küf kolay gelişebileceğinden evde bulundurulmamalıdır.
  • Mutfak ve küvetler çamaşır suyu ile temizlenmeli, banyo perdeleri zaman zaman değiştirilmelidir.
  • Banyoya ilk önce hasta girmeli ve uzun süre kalmamalı, banyodan sonra nemi dışarı çıkarmak için havalandırılmalı,
  • Sık sık özellikle yemek pişirdikten sonra mutfağınızı havalandırılmalı, çöp mutfakta uzun süre tutulmamalı, Yemek artıklarını ortada bırakmamalıdır.

 

 

 

 

EVCİL HAYVAN ALERJİSİ VE KORUNMA

Evcil hayvanlar başta olmak üzere tüm tüylü hayvanlar alerjiye neden olabilir. Hayvanların salyaları, idrarları, deri döküntüleri, tüylerinde bulunan moleküller alerjik reaksiyon oluşturabilir. Alerjenler halı, yatak, duvar üzerinde kurur ve sonrada havada yayılırlar. Alerjik belirtilerin ortaya çıkması için mutlaka hayvana dokunmak gerekmez. Bu alerjenler hava yoluyla da solunduğunda belirtilere yol açabilir.

Aynı hayvan cinsi içinde farklı türler arasında önemli fark yoktur. Örneğin bir tür kediye alerji var ise başka bir tür için de olması beklenir. Yine tüylü hayvanlardan birine alerji varsa diğer tüylü hayvanlardan da sakınmak gerekir. Kedi alerjeni ev hayvanları ile olan alerjide en önemli alerjen olup evde kedi beslenmediği durumlarda bile komşudaki kediden ya da bahçedeki kediden duyarlılık başlayabilir ve hayvan uzaklaştırıldıktan sonra da aylar hatta yıllar boyu devam edebilir.

Ne yapabilirim?

  • İlk adım evcil hayvanlara karşı olan alerjinin olup olmadığı alerji ve immünoloji uzmanı tarafından uygun testler yapılarak saptanmalıdır.
  • Evde alerjik kişi varsa evde o hayvanı beslememek en doğru uygulamadır. Varolan evcil hayvanı tamamen ortamdan uzaklaştırıldığı durumda bile evcil hayvana ait alerjenden tamamen kurtulmak altı ay veya daha uzun zaman alabilir.
  • Evcil hayvanı olanlar daha az ziyaret edilmeli.
  • Hayvanın evden gönderilemediği durumlarda sık yıkanması (haftada 2 kez), yatak odasına sokulmaması, evde halı ve kumaş kaplı mobilyaların azaltılması önerilir.
  • Kedi ve köpek alerjenleri giysiler ile taşınabildiğinden temas sonrası kıyafetler değiştirilmelidir.
  • Hiç bir yöntem hayvanın  uzaklaştırılması  kadar  etkili değildir.

 

 

 

 

HAMAM BÖCEĞİ ALERJİSİ VE KORUNMA

Hamam böceği alerjisi oldukça sık görülmektedir. Hamam böcekleri sıcak, rutubetli eski binalarda yaşamayı tercih ederler. Yuvalarını duvar aralarında çatlaklarda, havalandırma boşluklarında yaparlar. Rutubet, sıcak ve besinin olduğu her yer bu böceklerin yaşaması için elverişlidir. Restaurant, hastane ve fırınlar en tercih ettiği bölgelerin başında gelir.

Ne yapabilirim?

  • Giriş yeri olabilecek kapı altı boşlukları, çatlaklar ve boru çevreleri gözden geçirilmeli ve onarılmalıdır.
  • Özel kimyasal maddeler ile yok edilebilirler. Bu sırada astımlı hasta aynı ortamda bulunmamalıdır.
  • Ev ve apartman içinde böcekleri azaltıcı  tüm önlemler  (açıkta  besin maddesi bırakılmaması, çöplerin  kapalı  tutulması vb) alınmalıdır.

 

LATEKS ALERJİSİ VE KORUNMA

Lateks, Hevea brasiliensis isimli kauçuk ağacının sütlü özsuyudur. Günümüzde birçok üründe kullanılmaktadır.  Bisiklet ve araba tekerleğinde, bazı balonlarda, eldivenlerde, cerrahi plastik sondalarda, silgilerde ve daha birçok günlük yaşamda kullandığımız plastik malzemede bulunabilmektedir. Temasla alerjiye neden olabileceği gibi tozları solunum yolu ile de alınıp ciddi reaksiyonlara neden olabilir.

Bir kimse lateks proteinlerine karşı alerjisi varsa daha başka proteinlere de alerji olma ihtimali yüksektir. Örneğin lateks alerjisi olan hastalarda alerjen benzerliğinden dolayı patates, kivi, avakado, çilek, armut ve kestane gibi yiyeceklere karşı da alerji saptanabilir.

Ne Yapabilirim?

  • Lateks içeren katı plastik maddeler solunum yolu ile alınmaz bu nedenle astım ya da rinit bulgularına daha az neden olurlar.
  • Sağlık çalışanları lateks içermeyen eldiven kullanmaları ve diğer personelinde eldiven giyerken ya da çıkartırken toz çıkarmamaya dikkat etmesi gereklidir.

 

  • Ürünleri mutlaka kontrol ederek kullanınız. Hastalar doktoruna lateks alerjisi olduğunu mutlaka söylemelidir. Lateks alerjisi olanlar bileklik kullanmalı.
  • Anafilaktik reaksiyon öyküsü olan hastalar mutlaka adrenalin oto enjektör taşımalıdır.

 

ASTIMLI HASTALAR İÇİN GENEL TEDBİRLER:

Ev içinde kesinlikle SİGARA içilmemelidir. Çocuğun bulunmadığı ortamlarda da (mutfak, balkon) içilmemelidir çünkü sigaranın son nefesinden sonra akciğerlerde kalan hava ve üstümüzdeki giysiler bile sigara maruziyetine neden olabilir.

Kolonya, parfüm, oda spreyi, gibi maddeler kullanılmamalıdır.

Temizlik, yağlı boya badana çocuk ortamdan uzaklaştırılarak yapılmalıdır.

Hava kirliliğinin arttığı dönemlerde pencereler açılmamalı, dışarıda çok bulunmamaya çalışılmalıdır.

Soba ve şömineler düzenli olarak temizlenmelidir. Isınmak için borulu soba ve kalorifer tercih edilmelidir. Bacasız doğal gaz veya tüp gaz sobalarının ev içinde kullanılması önerilmemektedir.

Üst solunum yolları enfeksiyonları (grip gibi) astım bulgularını ortaya çıkartabilir. Çocuklar enfeksiyondan korunmalı ve gripli, ateşli hastalığı onlarla temas ettirilmemelidir.

Bazı astımlı çocuklarda üzüntü, sıkıntı, stres gibi ruhsal durumlar, aşırı gülme veya ağlamada astım şikayetlerini başlatabilir.

Hastaların spor yapmalarında sakınca yoktur. Astımlı hastalarda düzenli spor yapmak çok önemlidir. Astımlı hastalar için en iyi spor yüzmedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir